Sağlıklı Beslenme İçin Besinleri Birbirleriyle Doğru Bağdaştırmak


Güne mide bulantısı ve baş dönmesiyle başladınız ve bu dönmenin sıklığı ve uzunluğu artmaya başladı. Çevrenizdekilerden de rengin solmuş biraz gergin misin gibi muhteşem sorularla bir şüpheye düştünüz. Son aşama olarak Google’da aradınız ve artık %100 emin oldunuz hasta olduğunuza. Google “Baş dönmesi sebepleri nelerdir?” sorunuza uzunca bir hastalık listesi sundu karar veremediniz hangisini seçeceğinize neyse bir doktora gideyim dediniz belki o bir şeyler bilir!

Burada ilk aşama bayan iseniz hamilelik şüphesi oluyor tabi. Ertesi gün aç gelin bir kan tahlili alalım cümlesine istinaden hastaneye kan tahlili veriyoruz ve asıl süreç başlıyor.

Kan tahlilli çıkana kadar bakıyorsunuz vertigo mu iç kulak iltihabı mı YOKSA tümör mü? Gergin bir şekilde tahlil sonuçlarıyla doktora gidiyorsunuz ve sonuç demir eksikliği. Derin bir nefes alıyorsunuz ve şaşkın şaşkın soruyorsunuz nasıl ya ben çok iyi beslenirim fast food bile yemem nasıl demir eksikliği olur?

Tabi ki beslenme önemli ama beslenmemiz ne kadar?

Şimdi birlikte muhteşem Türk mutfağının ayrılmaz hatalı ikililerini inceleyelim. Sağlıklı beslenme için besinleri birbirleriyle bağdaştırmak önemlidir. Bu anlamda ilk ve en önemli kural, hayvansal proteinler ile nişastalı karbonhidratları birlikte tüketmemektir.

Yani bize
-et ile patates
-sosis, sucuk ile yumurta
-ıspanak ile yoğurdu
-et ile ayran
ikililerini cümle içinde dahi yan yana getirmeyin diyor. Bu ikilileri tüketmenin lezzetli olduğu kadar yanlış olduğunu söylüyor.

Hemen hemen hepimizin aklına gelen balığın yanında yoğurtta yemiyoruz klişesini yeri gelmişken düzeltelim. Balık taze ve doğru koşullarda soğuk zinciri kırılmadan tüketiciye ulaşmışsa hiçbir sıkıntı yok. Ancak balık tutulduktan sonra doğru saklanmazsa kişilerde zehirlenmeye yol açabilir. Bu şekilde yenilen bayat ve iyi muhafaza edilmemiş balık toksik etkilere yol açabilir, bu durumda zehirlenmeye yol açan balık ve yoğurt ikilisinin aynı anda tüketilmesi değil, balığın bayat olması ve doğru saklanmamasıdır diyor diyetisyenler.

Bunların yanından yıllarca anne ve babanızın hazırlarken sabırsızlıkla beklediğiniz sıcak ballı sütün hazırlanmasında sütün ılık olmasını ve hemen yemek sonrası getirilen meyve tabaklarının ara öğünde tüketilmesini ya da yemekten 1-2 saat sonra tercih edilmesinin daha doğru olacağını bizlerle paylaşıyorlar.

Diğer büyük yanlışlardan birisi ise restoranlarda ve evde yemeğin hemen ardından getirilen bol köpüklü kahveler ve tavşan kanı çaylar. Bunları da yemekten 1-2 saat sonra içersek (çay açık ve 1-2 bardak) herhangi bir zararı yok. Hemen içmenin zararı ise yiyeceklerin emilim sürecinde olumsuz etkisiyle demir ve vitamin eksikliği.

Doğru ikililerle oluşturulan yemek menüleri doğru zamanlarda (iki öğün arasında 5 saat idealmiş.:))

Doğru miktarlarda yeterince çiğnenerek ( bir lokmanızı en az 10 defa çiğnemeliyiz duymuştum :)) tüketirsek doğru beslenmeyi gerçekleştirmiş oluyoruz, doğru beslenme sayesinde hastalıklardan uzak mutlu ve huzurlu yaşamın kapıları bize açılmış oluyor, ara ara yapacağınız yürüyüşler ve egzersizlerle de yaşam standardımızı arttırmış oluyoruz.

PAYLAŞ
Emine Eroğlu
Emine Eroglu 1996 Balıkesir'de doğdum. İlokul ve liseyi balıkesirde okudum. 2014 yılında İstanbul Üniveristesi işletme fakültesi işletme bölümüne başladım. Puzzle yapmak, film izlemek, örgü örmek gibi hobilerimle boş zamanlarımı değerlendiriyorum. Lisans eğitimimden sonra vergi sistemi üzerine yüksek lisans yapmak istiyorum.

Yorum Yap. Sesini Herkese Duyur!