Milyar Dolarlık Stajyer


Aslında bu bir case studyden çıkabilecek muhteşem bir hikaye.

‘’Basit düşün, sen kazan’’

Kanada ve Yeni Zelanda’da satılan kare şeklinde bir mısır gevreği olan Shreddies markası, muhteşem bir içgörü ile Pazar payını %18 arttırdı.

60 yıllık bir geçmişe sahip marka muhteşem çıkışlar yakalayıp pazarda ciddi bir kitleye hitap ederken satışlarında uzun süre sonra eski şaşalı döneminden izler kalmamaya başlamış. Görkemli günlerine geri dönmesi için Kraft Foods Ogilvy & Mather Toronto ile 2008 yılında anlaştılar. Satışlarda bir yükselme olmamasına rağmen yapılan Pazar araştırmalarında müşterilerin tadını beğendikleri ve bu konuda hiçbir memnuniyetsizlikleri olmadığı anlaşıldı.

Markayı dinamik yapısına döndürmek isteyen Ogilvy çalışanlarının çalışmalarında stajyer Somerville’in gevreği eline alıp bu kare değil elmas şeklinde demesiyle işin seyri tamamen değişti. Kreatif ekip bir anda çalışmalarını hızlandırarak markayı eski günlerine döndürmek için çalışmalara başladı.

Yani burada önemli olan iki ipucu var.

  1. Bakmak önemli değil, önemli olan görmek
  2. Basit düşünmek ve anı yakalamak

Bir anda yapılan yeni kampanyalar, reklam ve yeni paket imajı birden bire tüketici imajını ve algısını tamamen değiştirdi. Aslında biz tüketiciler her zaman yenilik istiyoruz. Hayatımızda tek düzeliğe yer vermediğimiz gibi tercih ettiğimiz ürünlerde de hep bir dinamik yapı bekliyoruz.

Markanın kendi sitesinde de aslında müşteriyi ti ye alan bir üslup ile ‘’ mısır gevreği teknolojisindeki son gelişmeler bize geometrik üstünlük sağladı’’ şeklindeki açıklamalarıyla duyuruyordu.

Sonra ne mi oldu?

Şirket satışları kampanya başladıktan bir ay sonra Pazar payını %18 arttırdı ve birçok ödüle layık görüldü.

En önemli konunun basit düşünmek olduğunu vurgulamıştık ancak değinmemiz gereken diğer konu ise dinamik çalışma arkadaşlarına sahip olmaktan geçiyor. Farklı bir bakış açısı, farklı beyin, farklı kuşak şirketi belki de çöküşten yükselişe geçirerek tamamıyla seyrini değiştirdi.

Bu gibi tipik ve önemli örnekleri baz alan büyük markalar son yıllarda özellikle reklamlar ile stajyerlere değer verdiklerini göstermeye başladı.

Peki ya neden?

Değişen kuşaklar ile beraber ebeveynler özellikle çocuklarının ya da yeniliklerin peşinden gitmeyi tercih ediyor. Biz tüketicilere en yakın olan stajyerler -pek tabii yenilik tutkunları oldukları da bir gerçek- markaların dinamik yüzünü ortaya çıkarıyor.

Ne diyelim darısı bizim stajyerlere 🙂

PAYLAŞ
Selin Pektaş
İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi öğrencisi. Pazarlama alanıyla ilgilenen ve bu alanda kariyer odaklı çalışan, yazdığı yazılarla kendisi gibi ilgili insanları bilgilendirmeyi hedefleyen işletmeli adayı.

Yorum Yap. Sesini Herkese Duyur!