İnsan Kaynakları Alanında Kariyer Hedefleyenler İçin Yol Haritası


Sektörü ve hacmi ne olursa olsun, İnsan Kaynakları bir işletmenin en önemli departmanını oluşturmaktadır. Çünkü bir işletmenin en önemli kaynağı ve değeri çalıştırdığı insanlardır. Bir şekilde şuan bu yazımla karşılaştıysanız sizin de İnsan Kaynakları alanına yakından veya uzaktan bir ilginiz var demektir. Bu yüzden İnsan Kaynakları üzerine yaptığım araştırmalardan, edinmiş olduğum naçizane staj tecrübemden yola çıkarak sizlerin de faydalanabilmesi için bu yazımı paylaşmak istedim. Şu an bu alanda çalışmak isteyen, bu alanda kariyer hedefleyen birçok yeni mezun olmuş ve hala öğrenci olan arkadaşlarımla iletişim halindeyim. Benim içinde İnsan Kaynakları kariyer hayatımda seçebileceğim bir alternatif ama henüz kesin olarak verilmiş bir karar değil. İzninizle o meşhur kısaltmayı yazımda kullanmak istiyorum ‘’İK’’ 🙂 Öncelikle eğer ben ileride İK’cı olmak istiyorum diyorsanız size soracağım ilk soru ‘’Neden İK? Böyle bir soruya cevap olarak havalı bir meslek olduğu için veya moda olduğu için İK’cı olmak istiyorum dememelisiniz. Kariyerinizi şekillendirecek bu önemli kararı bilinçli bir şekilde vermelisiniz.

İK sadece şirketin işe alım sürecini gerçekleştiren bir birim değildir. İK, şirketteki tüm insanların yani çalışanların şirkete verimli olacak şekilde yönetilip yönlendirilmesinden sorumlu departmandır. Uzun vadeli başarıyı elde etmenizi sağlayacak çalışma arkadaşlarınızı işletmenin kültürü ve hedefleri doğrultusunda seçmek, adaletli bir şekilde ücretlendirmek ve eğitmek, ödüllendirme  ve performans yönetimi ile de  çalışanların verimliliğini arttırmak İK bölümünün en kritik görevlerindendir. Çalışan verimliliği sayesinde doğrudan şirket verimliliğini artıracaktır. Bu nedenle insan kaynakları yönetimi her şirketin üzerine eğilmesi gereken önemli bir konudur. Kariyerinize bu doğrultuda devam etme kararı aldığınızı varsayalım. Bu yolda nasıl ilerleyebilirsiniz?

Öncelikle eğitimden bahsedelim. İnsan Kaynaklarının Lisans düzeyinde olan eğitimi ülkemizde sadece Sakarya Üniversite’sinde mevcut. Fakat lisans bölümünüzü tamamladıktan sonra İnsan Kaynakları alanında yüksek lisans eğitimi alabilirsiniz. Bunun dışında İnsan Kaynakları Yönetim Sistemlerini öğrenebileceğiniz kaliteli uzmanlık programlarına katılmak oldukça önemli. Aynı zamanda iyi bir İK’cı mutlaka İngilizce bilgisine sahip olmalı ve bunu da araştırmacı kişiliği ile birleştirmelidir. Çünkü İK alanında yapılan akademik ve profesyonel çalışmalar öncelikle Kuzey Amerika ve Avrupa’da gerçekleştirildiğinden dolayı bunları rakiplerden önce öğrenip, uyarlama çalışmalarına erkenden başlamak stratejik öneme sahiptir.

Eğitim kısmındayken karar vermeniz gereken bir nokta var. İK’nın hangi alanında kendinizi geliştirmek istiyorsunuz? Çünkü insan kaynakları bir çok alt bölümden oluşur. Mutlaka bir ya da birkaçının sizin kişiliğinizle ve yetkinliklerinizle örtüştüğünü göreceksiniz. Örneğin seçme-yerleştirme, performans değerlendirme, ücretlendirme ve yan haklar, yetenek yönetimi gibi. Elbette bütün bölümler hakkında genel bilgi sahibi olmanız gerekiyor ama mutlaka uzmanlaşmak isteyeceğiniz bir alanınız olmalı. Kendi gelişiminizi de bunu göz önünde bulundurarak yapmalısınız. Bu noktada Sakıp Sabancı’nın durumu özetleyen sözünü eklemek istiyorum; “Her şeyin bir şeyini, bir şeyin her şeyini bileceksiniz.” Tabi ki sadece eğitimini almak iyi bir İK’cı olmak için yeterli değil.

Şimdi sıra birçok İK’cının arasında fark yaratmak. İK’da başarılı olmak için sadece iletişimi güçlü kişiler olmak yeterli olmuyor. İnsanlar ile iletişimi iyi olan herkesin İK’cı olabileceğine dair bir düşünce olmasına rağmen sadece “iletişim” yeterli değildir. Ayrıca empati kurabilen, sabırlı, analitik düşünebilen iyi bir dinleyici olmalıdır. İK alanındaki değişen trendleri takip etmeli, kendinizi geliştirmek için sürekli araştırma ve inceleme içerisinde olmalısınız. Çalışan profillerinin, ihtiyaçlarının ve dolayısıyla önceliklerinin 5 yıl öncesine göre bile oldukça farklılaştığı bir ortamda yeteneği bulmak, geliştirmek ve elde tutmakla görevli bir departmanın ve çalışanlarının en az bu çalışanlar kadar hızla kendini yenileyebilme kabiliyeti olmalı.

Son olarak bana göre bir İK’cı da olmazsa olmaz en önemli yetkinliğe değinmek istiyorum: “insanı sevmek” . İnsanı olduğu gibi kabullenmek, onu kategorize etmeden dünyasına tanımaya çalışmak, her insanın özel ve farklı olduğunun bilinciyle yaşantısına saygı duymaktır. Çalışanlara güleryüz göstermeyen, insanları başından savarcasına davranışlar sergileyen, eleştiren, farkındalığı düşük, duygusuz ve sert yaklaşımlara sahip bir kişinin İK’cı olması veya bu alanda çalışması imkansızdır. Çalıştığını varsayalım bu şirket için çok zararlıdır. Yazımı sonlandırırken de sizlerle izlemenizi tavsiye ettiğim UPS İnsan Kaynakları Direktörü Regina Hartley’in Ted videosunu önermek istiyorum.

PAYLAŞ
Sevde Küçükodacı
İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi öğrencisi. Aynı zamanda yandal olarak İ. Ü. Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünde de eğitim görmektedir. Mezun olduktan sonra yönetim ve organizasyon alanlarına yönelmeyi düşündüğü için bu konularda araştırmalar yapmaktadır.

7 YORUMLAR

Yorum Yap. Sesini Herkese Duyur!