Dünyanın En Cool Adamı Elon Musk 3 – Elon’la Öğle Yemeği


Şöyle başladık:

“Şimdi sen Elon Musk’sın” “Ben Elon Musk’ım”
“Biraz acayip di mi?” “Aynen”
“İçinde bulunduğumuz roket fabrikası senin… — Senin sahip olduğun bir ‘şey’”.
“Dün devasa bir araba fabrikasındaydım…O da sahip olduğun bir başka ‘şey’”.

Bundan yaklaşık 7 dakika sonra, muhabbeti açma babında en son fırlatmanın (füzeyi fırlattıktan sonra yere kontrollü bir şekilde indirmeye denedikleri çok zorlu bir deneme yapmışlardı) nasıl gittiğini sorduktan sonra, ilk ciddi sorumu sorabildim. Verdiği cevap şu kelimeleri içeriyordu: hipersonik, seyreltilmiş, yoğunlaşma, süpersonik, Mach 1, Mach 3, Mach 4, Mach 5, vacum, rejim, düzenleyici roket, nitrojen, helyum, kitle, momentum, balistik ve geri itme. Tüm bunlar olurken, durumun sürrealitesi beni gerçeklikten koparmıştı. Kendime geldiğimde ise, ”ya ben dalıp gittiğimde cevabını verdiyse” korkusuyla söyledikleriyle alakalı soru sormaya korkuyordum.

Bir süre sonra yetişkin bir insan gibi sohbet edebilme yeteneğimi geri kazandım, ve başladığımız konuşma 2 saatlik, oldukça ilginç ve heyecanlı bir sohbete dönüştü. Adamın çok fazla konu hakkında, çok fazla bilgisi vardı. Sadece bu öğle yemeğinde şu konuları konuştuk: elektrikli taşıtlar, iklim değişikliği, yapay zeka, Fermi paradoksu, bilinç, tekrar kullanılabilir füzeler, Mars’ın kolonizasyonu, Mars’ta bir atmosfer oluşturmak, Mars’taki demokratik seçimler, genetik programlama, Elon’un çocukları, nüfus azalması, fizik vs. mühendislik, Edison vs. Tesla, güneş enerjisi, karbon vergisi, şirket tanımı, uzay zamanı bükmek ve bunun neden yapamayacağın bir şey olduğu, kandaki nanobotlar ve bunun neden yapamayacağın bir şey olduğu, Galileo, Shakespeare, Amerika’nın kurucu babaları, Henry Ford, Isaac Newton, uydular, ve buzul çağı.

Yukarıdaki şeyler hakkında neler söylediğinin detayına takip eden yazılarda değineceğim, şimdilik bir kaç not düşmek gerekirse;

— Kendisi oldukça uzun ve iri kıyım bir abimiz. Fotoğrafının çekilmesi pek kolay olmuyor.

— Bir burger söyledi ve burger’i iki üç ısırıkta, 15 saniye bile olmadan bitirdi. Ben böyle bir şey görmedim.

— Yapay zeka hakkında çok ama çok endişeli. Yapay zeka üzerine olan yazımda onun süperzeki yapay zeka ile alakalı “bunun üzerine çalışarak şeytan çağırıyoruz” sözünü alıntılamıştım, amakonu hakkında bu kadar çok düşündüğünü bilmiyordum. Yapay zeka güvenliği konusunu, sürdürülebilir enerji (Tesla) ve insanı birden çok gezegende yaşayan bir türe dönüştürme (SpaceX) konularıyla birlikte üzerine en çok düşündüğü 3 konudan biri olarak belirtiyor. Musk’ın kafası it gibi çalışıyor, yapay zeka hakkında da çok fazla şey biliyor, dolayısıyla bu olay hakkındaki ciddi endişesi beni korkutuyor.

— Fermi Paradoksu da onu endişelendiriyor. Bu konu hakkındaki yazımdaFermi üzerine düşünenleri iki kampa ayırmıştım — Bir “Büyük Filtre”den dolayı (ÇN: Büyük Filtre hakkında daha fazla bilgi için buraya alalım.) bir başka zeki yaşam formu olmadığını düşünenler, ve bir çok zeki yaşam formu olduğunu fakat bizim onların izlerini bir şekilde göremediğimizi düşünenler. Musk hangi fikrin daha olası olduğu konusunda emin değil, fakat bir Büyük Filtre durumun olabileceğinden şüpheleniyor. Paradoksun çok mantıklı olmadığını ve gün geçtikçe daha da endişe verici hale geldiğini düşünüyor. Bu Büyük Filtre’yi bala göte geçmiş, ender bir medeniyet olabileceğimiz ihtimali, Musk’ı SpaceX’in misyonuna olan inancını daha da artırıyor: “ Eğer gerçekten çok nadirsek, hızlı bir şekilde birden fazla gezegene ulaşmamız lazım. Çünkü medeniyetimiz güçlü değilse, zaten zayıf olan hayatta kalma şansımızı dramatik bir şekilde artırmamız için elimizden geleni yapmamız gerekiyor.” Bu konuda olan endişeleri de beni pek iyi hissettirmiyor.

Elon’la üzerine anlaşamadığımız bir konu bilincin doğası oldu. Ben bilinci yassı bir spektrum olarak düşünüyorum. Bana göre, bilinç olarak tecrübe ettiğimiz şey, insan seviyesinde bir zekaya sahip olmanın verdiği his. Bir şempanzeden daha akıllı ve “daha bilinçliyiz”, o da bir tavuktan daha bilinçli, vs. vs. Bizden daha zeki olan bir uzaylı karşısında, bir şempanze (veya karınca) bizim için neyse biz de onun için o olabiliriz. Bunun hakkında konuştuğumuzda, Musk insan bilincini siyah-beyaz bir şey olarak düşünüyor gibi gözüktü, evrim sürecinde bir noktada aktif hale gelen, diğer hayvanlarda bulunmayan bir özellik gibi. “Karınca : insan :: insan : [çok daha zeki bir uzaylı]” örneği ona pek mantıklı gelmiyor. İnsanların zayıf birer bilgisayar olduğunu, insandan daha akıllı bir şeyin daha güçlü bir bilgisayar olduğunu düşünüyor, varlığını dahi anlayamayacağımız bir şeyin değil.

— Genetik programlama hakkında da konuştuk. Tipik yaşlanmayı önleyici teknoloji üzerine olan çalışmaların verimli olacağını düşünmüyor, çünkü insanların bir son kullanım tarihi olduğunu ve kimsenin bunu değiştiremeyeceğini düşünüyor. Pozisyonunu şöyle açıklıyor: “Sistem bir bütün olarak çöküyor. 90’lı yaşlarında, çok hızlı koşabilen fakat gözleri çok iyi görmeyen birini göremezsiniz. Sistem bir bütün olarak kapanıyor. Bu durumu ciddi bir şekilde değiştirmek için, genetiği tekrar programlamalı ya da vücuttaki tüm hücrelerin yerine yenilerini koymalısınız.” Eğer bunları bir başkası söylüyor olsaydı, mantıklı bir şey söylediği için çok üzerinde durmadan onaylar ve devam ederdim. Fakat bunu söyleyen kişi Elon Musk’tı ve Elon Musk, insanlık için bir çok problemi çözüyor.

Bu noktada ne yaptım?

Ben: ..ama bu konu en azından denenecek kadar önemli değil mi? Dikkatini üzerine yoğunlaştıracağın bir şey bile değil mi?

Elon: Durum şu ki tüm genetikçiler insan DNA’sını tekrar programlamamak konusunda anlaştılar. Dolayısıyla teknik değil, ahlaki bir mücadele vermen lazım.

Ben: Bir çok mücadele veriyorsun. Kendi şeyini başlatabilirsin. İlgili olan genetikçileri buraya çekebilirsin. Bir laboratuvar kurup, her şeyi değiştirebilirsin.

Elon: Biliyor musun, ben buna Hitler Problemi diyorum. Hitler’in tüm olayı üstün bir ırk ve genetik saflık oluşturmaktı, ama şimdi — Hitler Problemi’nden nasıl kaçarsın? Bilmiyorum.

Ben: Bence bir yolu var. Henry Ford’un her engelin etrafından bir yol bulduğunu söylemiştin, ve sen de aynı şeyi yapıyorsun, her zaman bir yol buluyorsun. Ve ben bunun üzerine çalıştığın diğer şeyler kadar iddialı ve önemli bir misyon olduğunu düşünüyorum, ve bu mücadelenin bir şekilde, ahlaki problemler veya diğer problemlerin etrafından dolaşıp verilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Elon: Bir yolu olduğunu düşünmüyorum…Bu problemleri temelinden çözmemiz için DNA’mızı yeniden programlamamız lazım. Bunu yapmanın tek yolu bu.

Ben: Ve aslında, DNA sadece fiziksel bir madde.

Elon: [Kafasını onaylar bir şekilde salladı, şaşırmış bir şekilde bana bakarak] O bir yazılım.

Yorumlar:

1) Musk’ı yapılması imkansız gözüken bir başka işi yapması için yüzsüzce sıkıştırmak, ve hali hazırda insanlık için dünyadaki herkesten daha fazla şey yaparken bahsettiğiniz işi yapmadığı için hayal kırıklığına uğramış gibi davranmak gerçekten çok eğlenceli.

2) Genetik programlama hakkında “bence bir yolu var” diyerek tüm ahlaki problemleri bir çırpıda görmezden gelmek veya ne konuştuğumdan haberim olmamasına rağmen DNA’ya — en küçük ve en karmaşık cisme — “aslında sadece fiziksel bir madde” demek de çok eğlenceli. Çünkü bunları çözmek onun problemi, benim değil.

3) Galiba başarılı bir şekilde eşşeğin aklına karpuz kabuğunu düşürdüm. Eğer bundan 15 yıl sonra Musk insan genetiğiyle uğraşmaya başlarsa ve hepimiz 250 yıl yaşarsak, hepiniz bana bir içki borçlusunuz.


Musk’la yapılan mülakatları izlediğinizde, bir çok insanın, Chris Anderson’un 2013 TED konferansında ona sorduğu sorunun farklı varyasyonlarını sorduğunu görebiliyorsunuz: Bunu nasıl yaptın? Bu projeler — PayPal, SolarCity, Tesla, SpaceX — bunlar birbirinden çok farklı. Hepsi çok iddialı projeler, ve çapları çok büyük. Bir insan nasıl işleri nasıl bu kadar değiştirebilir — senin olayın nedir? Gizli sosundan biraz da biz alabilir miyiz?

Musk’ı başarılı kılan bir çok şey var, fakat yine de Musk’ı zamanımızın şöhretli milyarderlerinden bile farklı bir lige taşıyan gizli bir sos olduğunu düşünüyorum. Bunun Musk’ın düşünme, problemlerle uğraşma ve dünyayı görüş tarzıyla alakalı olduğuna dair bir tezim var. Ben seriyi devam ettirirken siz de bunun hakkında düşünün, gelecek yazılarda bunun üzerine konuşmaya devam edeceğiz.

Şimdilik, sizi elinde bir Panic Monster tutan Elon Musk’la başbaşa bırakıyorum.

Serinin İkinci Yazısı: Tesla Dünyayı Nasıl Değiştirecek?

Kaynaklar

Bu yazıda yazdıklarımın çoğunu Musk ve çalışanlarıyla olan sohbetlerimde öğrendim. Fakat daha önce belirttiğim gibi, Ashlee Vance’in yeni çıkacak biyografisi Elon Musk: Tesla, SpaceX, and the Quest for a Fantastic Futuregayet harikulade ve benim bazı boşlukları kapamama oldukça yardımcı oldu. Daha detaylı bilgi ise aşağıdaki kaynaklardan:

Documentary: Revenge of the Electric Car
TED Talks: Elon Musk: The mind behind Tesla, SpaceX, SolarCity
Khan Academy: Interview With Elon Musk
Quora: What is it like to work with Elon Musk?
SXSW: Interview with Elon Musk
Consumer Reports: Tesla Model S: The Electric Car that Shatters Every Myth
Wired: How the Tesla Model S is Made
Interview: Elon Musk says he’s a bigger fan of Edison than Tesla
Interview: Elon Musk gets introspective
Business Insider: Former SpaceX Exec Explains How Elon Musk Taught Himself Rocket Science
Esquire: Elon Musk: The Triumph of His Will
Oxford Martin School: Elon Musk on The Future of Energy and Transport
MIT Interview: Elon Musk compares AI efforts to “Summoning the Demon”
Documentary: Billionaire Elon Musk : How I Became The Real ‘Iron Man’
Reddit: Elon Musk AMA
Chris Anderson: Chris Anderson on Elon Musk, the World’s Most Remarkable Entrepreneur
Engineering.com: Who’s Better? Engineers or Scientists?
Forbes: Big Day For SpaceX As Elon Musk Tells His Mom ‘I Haven’t Started Yet’