CV’miz İşe Giriş Biletimiz


Geçenlerde Linkedin’de üye olduğum tartışma gruplardan birinde “iyi bir özgeçmiş (cv) nasıl yazılır” konulu bir tartışma vardı. İnsanların görüşlerini alırken çok enteresan bir araştırma bulgusu dikkatimi çekti: The Ladders yaptığı araştırmaya göre, işe alımcı bir cv’yi gördüğünde ortalama 6 saniyede uyar/uymaz kararı verebiliyormuş.

Rekabetin, iş başvurularının fazla olduğu bir ortamda, birde 6 saniyede karar veren insanların olduğu şirketlere de iş bulmak için sanırım kusursuz bir cv yazmanın zorunluluğu çıkıyor ortaya.

Geçenlerde iş değiştirmek zorunda kalan bir üst düzey yönetici tanıdığım şöyle demişti “20 yıllık deneyimimi şimdi hep nasıl 1,2 sayfaya sığdıracağım, ne zor işmiş bu cv denen şeyi yazmak.” Bitirdiğinde cv’si 4 sayfa olmuştu. “Herşeyi yazdım” dedi..

Yeni mezun bir genç arkadaşım ise “ beni işe alın ki, bir sonraki işim için cv’me yazacak bir şeyler olsun.” demişti. Çok gülmüştüm . En fazla yarım sayfa idi cv’si.

Sayfa hesabı tabi ki değildir bir insanın kendisini kağıt üzerinde anlatması için kullanacağı ölçü.

Peki nedir?

Eminim mükemmel bir cv nasıl hazırlanır diye Google a girdiğinizde tonlarca yayın bulursunuz.

İyi Bir CV Nasıl Hazırlanır?

“Neymiş iyi bir cv yazmanın püf noktaları?” dersek gelin ben size biraz farklı bilgiler vermeye çalışayım.

Aslında mülakat öncesi web sitelerine bir göz atıp görüşmeye bilgili gitmek yeterli değil. Bence cv’yi hazırlamadan önce de bakmak lazım.

Sizden öncelikle ricam lütfen bir şirketin pozisyonuna başvurmadan önce, şirketin web sitesine girip biraz araştırma yapıp, şirketin öne çıkardığı değerleri, vizyonunu okuyup, arasındaki kesişim kümenizde neler kalıyor bir kontrol edin ve bunları cv’nizde öne çıkarın.

Şirketin öne çıkardığı mesajlar, eğer motivasyon, enerji verimliliği, çevreye duyarlılık ise bunlara ilişkin yaptığımız iş, başarı, hobiler varsa bunları belirttiğinizde, işe alımcı tarafından özellikle dikkate alınacağını aklımızda tutmalıyız.

İşe alımcıya sakın kızmayın. Onca başvuran içerisinde belli bir zamanda kağıt üzerinde bir seçim, eleme yapmak zorunda. Ama iş burada bize düşüyor. Gelin işe alımcının bizim cv’imizde kalış süresini arttıralım.

Aslında cv’mizin bizi yansıtıyor anlatıyor olması lazım.

Rekabetin, iş başvurularının fazla olduğu bir ortamda, birde 6 saniyede karar veren insanların olduğu şirketlere de iş bulmak için sanırım kusursuz bir cv yazmanın zorunluluğu çıkıyor ortaya.

 

Nasıl mı?

Yanıtı çok basit. Özgün olmalı. Yani kendimizi anlatmalı.

Ben cvlere koyulan amaç paragrafınızı hep okurum ve hemen anlarım bu bir kopyalama mı? yoksa gerçekten kişinin kariyer hayatındaki amacı mı?..

Mesela başvurulara önyazılar ekleniyor. Ne olur “ekleyeyim, havalı görünsün” diye önyazı eklemeyin. İşe alımcı okuduğunda hayal ediyor olmalı bu pozisyona neden başvurduğumuzu. Profesyonel görünsün diye kişiler internetten buldukları yazıları ekliyorlar. Ama inanın ne sizi anlatıyor ne de farklı farklı görünüyor.

Birde en çok hoşuma giden görev tanımı yazar gibi yazılan iş deneyimleri. Neredeyse “bir gününüz nasıl geçiyor?” diye sormama gerek kalmayacak mülakatta. Temel sorumlulukları düz yazıdan öte madde imli belirtirsek, ne kolay olur.

resim

Kitap okumak, seyahat etmek, sinemaya gitmek vb hobilerim arasında yer alır. Yarışmacı arkadaşlara başarılar diler gibi  hobi yazmayın lütfen. Şirket çevreci diye doğa yürüyüşleri hobimdir diyen arkadaşların sayısı da az değil bu arada. Eğer kitap koleksiyoncusu iseniz, ya da film topluyorsanız, kısa filmleri çekiyorsanız bence bu sizin hakkınızda bir ipucu veriyor.

Cvlere bir bakıyorsunuz 4 sayfa. Lütfen pozisyona uygun olacak bilgileri eklemeye gayret edin. Unutmayın ki 6 saniye bitti ve işe alımcının hala bizim cv’yi incelemeye devam etmesi gerekiyor.

Cvler üzerinden bir araştırma yapsak, sanırım İngilizcenin ileri seviyede konuşulan, ana dili İngilizce olmayan ülkelerde ilk on içerisine gireriz. Yabancı diliniz akıcı ise, lütfen akıcı diyelim, orta ileri seviye ise  düzeyinede yedi sekiz diyelim, seviye 10 dediğimizde inandırıcı gelmiyor.

Sertifikalarımızın ne zaman, kim tarafından verildiği önemlidir. Tavsiye mektuplarımızı, transkriptleri görüşmeye geldiğinizde yanınızda getiririniz. Cv’ye ekleyip kalabalığa gerek yok

Referanslarınızı ise isterlerse veriniz. Cv’ye eklemeyin lütfen. MS Word’ün standart formatı bir yana, kendi formatımızı yaratsak bence daha ilgi çekici. Bir de ne olur MSN resimlerinizi cv’ye koymayın. Özelikle genç arkadaşlarımın dikkatine. Resmin profesyonel olması hakikaten önemli ciddiyet açısından.

Okul, iş deneyimlerinize ait önemli başarılarınızı belirtmeyi unutmayın.

Özgün bazı cvlerde çalışılan şirketin logosunun eklendiğini görüyorum. Dikkat çekici. Başka bir konu ise cv nin kağıt kalitesi. Avrupa ve Amerika’da cvler etkileyici olması ve profesyonel görünmesi amacıyla özel cv kâğıtlarına basılıp gönderiliyor.

İnanın cv bakar bakmaz görüntü olarak kendini fark ettiren bir formata sahip olmalı. Profesyonel olmak bu demektir.

Üst başlıkları olmalı, başlıkların kendi içerisinde tutarlılığı olmalı, kendi içinde stilini barındırmalı cv. Bence sade bir çerçeve eklenebilir. Üst /alt yazı büyüklükleri uygun olmalı. İş hayatında anlam ifade eder.

Ne kadar donanımlıyım görsünler beni diyerek iş hayatımızda aldığınız tüm eğitimleri yazmayın lütfen. Sertifikalarımıza yer verin sadece, ya da gerçekten önemli bir bilgi beceri katmış ise o eğitimi yazınız. Çünkü arkasında anlatacağınız bir hikaye vardır, bu hikayede sizi farklı kılacaktır.

Sosyal yaşamda aktif olduğumuz üyelikler var ise ve işle ilgili olabileceğini düşünüyor iseniz ekleyiniz. Sosyal faaliyetler bir nevi iş dışında nasıl biri olduğunuza dair işe alımcıya fikir verir.

Son trendlerde VisualCV adı altında powerpoint’te hazırlanan bol görsel materyal içeren özgeçmişler hazırlanıyor Sunum dinler gibi oluyorsunuz sayfalara bakarken. İlk bakışta profesyonel görünmüyor gibi olsa da dikkat çekiyor bayağı incelerken. Özellikle özgün olanlarını çok yaratıcı buluyorum.

Çok eskilerden bir arkadaşım ünlü bir şarkıcının konser kuyruğunda şöyle demişti: “öylesine bilet alınıp konsere gelinmez ki”. En azından birkaç hit parçanın sözlerini bileceksin ki konserde şarkıcı ile söyleyip daha fazla şarkıya girip, keyif alacaksın. Hakikaten sadece bilet almak değildi, o şarkılara katılmak da gerekiyordu daha fazla keyif için.

Bu keyfi işe alımcıya da cv’nizi incelerken tattırmaya ne dersiniz…

PAYLAŞ
Ahmet Aksoy
1996 İTÜ End. Müh. mezunu. 1998-2002 yılları arasında Arçelik'te İK uzmanı olarak çalıştı. 2002-2004 yılları arasında Akbank T.A.Ş Md. yardımcılığı yaptı. 2004 yılından beri BSH'de çalışıyor.