Bir Masal Şehri: Bergen


Bergen deyince çoğumuzun aklına arabesk müziğin demirbaşlarından,o klasik fotoğrafıyla tanıdığımız  çilekeş sanatçımız  gelebilir.Onu şimdilik sevgi ve rahmetle anıyoruz çünkü bu seferlik bahsi geçen şehir olan Bergen.

Bergen Norveç’in ilk başkenti ve şimdi de en büyük ikinci şehri imiş.Ülkenin güneybatı kıyısında yaklaşık 255 bin nüfuslu bir küçük şehir.Şehre ulaşım uçak veya trenle sağlanıyor.Fakat 6 saat boyunca  kendinizi Hogwarts Expresi’nde hissetmek ve dünya gözüyle muhteşem doğa manzaralarını görmek isterseniz Oslo-Bergen tren yolculuğu tam siz hayalperestlere göre.Bu küçük şehri neredeyse hiçbir vasıta kullanmadan 3 -4 gün içinde yürüyerek fethedebilirsiniz.Şehir sabah saatlerinde puslu,sisli,soğuk ve yağmurlu.Bir yerde bu toprağın çocuklarının black metalci olmaktan başka şansı var mı diye okumuştum ;sanırım yok.

Şehrin simgesi Hansa Evleri.Bu evler Hansa İmparatorluğu zamanında yapılmış ahşap ve bitişik nizamlı evler.Evler dükkan olarak kullanılıyor içerilerinde bol sayıda Viking kasketleri,ren geyiği ve troll sembolleri içeren hediyelik eşyalar bulunuyor.Fakat şehir genel olarak çok pahalı olduğundan öğrenci iseniz hediye almak lüks sayılabilir.Bu yüzden şehirde gezdiğiniz gördüğünüz kadarıyla yetinmek isteyebilirsiniz benim gibi.Paranın gözü kör olsun…

Şehrin dokusunu daha iyi anlamak için yapılması gereken şey ise kesinlikle fiyort turları.Şehrin merkezinde turist bilgilendirme binası bulunuyor. Buradan fiyort turu için bilet alabilirsiniz.Fiyort turları kısa ve uzun olmak üzere 2 çeşit.Uzun olanda fiyortlarda durup keşfetme imkanınız oluyor.Hatta küçük ,tatlı dağ keçilerini görebilir ve ellerinizle besleyebilir, şelalelerinden de buz gibi soğuk su içebilir,küçük balıkçı köylerine uzaktan el sallayabilirsiniz.


Dip Not: Eğer zihninizi masalsı bir dünyaya açmak istiyorsanız yazıyı okuduktan sonra bir Moddi-House By The Sea dinlemenizi tavsiye ederim ☺

Ser Deg!

7 YORUMLAR

Yorum Yap. Sesini Herkese Duyur!