Beyin ve İki Sistem


Beyin

Bu yazımda oldukça uzun bir yazı çıkacak olan konudan yalnızca çok kısa bir bölümünü, hatta sadece bazı bilgiler, anlatacağım. Konumuz: Beyin.

Özellikle ilk çağlardan beri süregelen herkesin tanıyacağı bir cümle var: İnsan rasyonel bir varlıktır.

Peki işin aslı sahiden böyle mi? Bilimdeki gelişmeler bunun hiçte göründüğü gibi olmadığını söylüyor. Öyle ki aslında insan dediğimiz, yere göğe sığdıramadığımız, bu varlık karar verirken hiçte öyle ağım şahım düşünerek değil sezgileri yoluyla kararını vermekte.

Nasıl yani? Daha iyi anlaşılması amacıyla bilim insanlarının ikiye ayırdığı beynimize yakından bakalım. 2 sistemden bahsedebiliriz: Otomatik Sistem ve Düşünce Sistemi. ( Thaler, Sunstein, 2017 )

Otomatik Sistem: Kontrolsüz, Çabasız, Çağrışımlı, Hızlı, Bilinçsiz, Ustaca

Düşünce Sistemi: Kontrollü, Çabalı, Tümdengelimli, Yavaş, Farkında olarak, Kurallara göre

Peki bu iki sistem bize ne anlatmakta? Aslında hiçbir şeyin sandığınız gibi olmadığını. Öyleki insan kararlarını ve çoğu davranışını otomatik sistem yoluyla halleder. Örneğin yürümek, fincanı tutmak için uzanmak, otobüse binmek gibi. Çoğumuz bunları düşünmeye gerek kalmadan otomatik bir şekilde çözeriz.

Ancak yaşantımızla ilgili alacağımız önemli kararlarda seçenekler arasında gezinirken veya bir matematik sorusu çözerken düşünce sistemini kullanmaktayız.

Kısaca açıklamak gerekirse bir günümüzün çoğunu bilinçaltının yönlendirmesiyle geçiriyoruz.

Akıllara bir soru gelebilir. Bu neden böyle?

Cevap gayet basit aslında. Hayatta kalmak için. Evrim sürecinde beyin hayatta kalmak ve genlerini bir sonraki nesle aktarmak için evrimleşti. Şimdiki gibi metropol şehirlerde güvenli bir şekilde evinde geçirmeyen atalarımız, her an gelebilecek olan tehlikeye karşı çabuk bir şekilde karar alıp bunu uygulaması gerekiyordu.

Yazıyı burada kesip Phineas Gage Vakası’na geçmek istiyorum. Bunu bir başlangıç olarak kabul edebiliriz. Belki yakın bir zamanda beyni daha detaylı şekilde inceleyebiliriz. Ancak bu kısa yazıdan anlaşılacağı üzere bilinçaltı yaşamımızın büyük payına sahip.

Phineas Gage ve büyük bir değişim yaşamasına sebep olan demir çubuk.

İlginç Bir Vaka: Phineas Gage

13 Eylül 1848 öğle vakitlerinde tarihe Gage Vakası olarak geçecek bir olay yaşandı. Genç ve çalışkan bir işçi olan Phineas Gage, her zamanki gibi işini yapmaktaydı. Ancak o gün dikkatsizlik veya başka bir nedenden dolayı farklı bir durum gerçekleşti. Kayaları patlatmak üzere yerleştirdiği barutun üzerine kumun az gelmesinden dolayı beklenmedik bir patlama yaşandı.

Büyük bir sesin ardından olay yerine gelenleri ilginç bir vaziyet bekliyordu. Gage’in barutu sıkıştırmak için kullandığı yaklaşık 110 cm boyutundaki demir çubuk sol gözünün altından girip kafasının arkasından çıkmıştı. Olayı görenler şaşkınlık içerisinde Gage’e bakıyordu. Çünkü Gage hiçbir şey olmamışcasına ayağa kalkmış ve yürümeye başlamıştı.

Çevresindekiler acil bir şekilde onu bir kağnıya koyup doktorun yanına getirdi. Gage gayet normal gözüküyordu. Hatta arabadan hiçbir yardım almadan kendi başına inmiş ve yürüyebiliyordu.

Ancak bundan sonra olanlar daha da ilgi çekici bir hale bürünmüştü. Gage iyileşme sürecinin ardından farklı bir görünüm almıştı. Kazadan önce çalışkan, nazik, saygılı olarak tanınan genç adam kazanın ardından insanlara karşı kaba,  tahümmülsüz ve etrafına küfürler saçan biri olmuştu. Tanıdıkları artık Gage’i tanıyamaz olmuştu. Peki gerçekte olan neydi? Phineas Gage neden bambaşka bir hale bürünmüştü?

Daha sonra yapılan çalışmalar sonucu olayın iç yüzü anlaşılmaya başlandı. Demir çubuk Gage’in frontal korteksinde büyük bir zarara neden olmuştu. “Bu, sosyal ket vurmaların tamamen kaybına neden olmuştu.” (Batı, 2017)

Gage’in tamamen normal olarak hayatına devam ederken neden kişilik değişikliğine uğradığının bir açıklaması da işte buydu. Bu bölgenin zarara uğramasıyla sosyal normlar, değerlerde meydana gelen yok oluş önem arz ediyordu.

“Gage vakası, frontal korteksin kişiliğe, karar verme mekanizmalarına katkıda bulunduğunun ilk delili kabul ediliyordu. Bugün ise frontal korteksin sosyal algı ve idari fonksiyonlarda birçok rolü olduğu çok daha iyi biliniyor.” (Batı, 2017)

 

KULLANILAN KAYNAKLAR

Uğur Batı, Sinaps- Beynimizin ve Kararlarımızın Sıradışı Hikayesi, 2017

Richar Thaler ve Cass R. Sunstein, Dürtme (Nudge), 2017

PAYLAŞ
İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi 2. Sınıf öğrencisi olan Kerem Demirtaş, pazarlama alanında kendini geliştirip ileride akademisyen olmak istiyor.

Yorum Yap. Sesini Herkese Duyur!