2. Dünya Savaşı’nda Nükleer Yarış


2. Dünya Savaşı dünya tarihi açısından birçok alanda milat olarak kabul görmektedir. Bununla beraber savaşların devletleri nasıl gelişmeye ittiğini açık bir şekilde gözlemlemek mümkündür. Bu yazıda sizlere 2. Dünya Savaşının aslında Avrupa için Normandiya Savaşı’nda veya Stalingrad Muharebesi’nde değil savaşın en başlarında Norveç’te savaşın nasıl kırıldığını anlatmaya çalışacağım.

2.Dünya Savaş’ı öncesinde ve başlarında Nasyonel Sosyalist İşçi Partisi ile yükselişe geçen Almanya birçok alanda Avrupa ve Amerika’yı geride bırakmıştı. Hatta bilim alanında dünyanın 2 yıl ilerisinde olduğu kabul görmekteydi. Adolf Hitler’in yaptığı bazı hataları göz önünde bulundurursak müthiş bir büyüme ve gelişme söz konusudur. Hatadan kasıt ise ülkesinde bulunduğu bilim adamlarını öldürüp ve Almanya’dan kaçırmasına sebep olması diyebiliriz. Danimarka Boğaz Muharebesi’nde Otto von Bismarck gemisinin hızına ulaşabilen hiçbir İngiliz gemisi olmaması ve 400 top atışının isabet etmesine rağmen batmaması bunun en büyük örneğidir. Ortada böyle bir durum var iken tabi ki dünyayı tedirgin eden en büyük konu ise Almanya’nın Nükleer programının hangi seviyede olduğuydu. Adolf Hitler’in her konuşmasında bahsettiği gizli silahı neydi peki?

Atom bombası mıydı ?

Evet atom bombası. Alman Bilim Adamları daha atomu parçalayamamış olsa da parçalamaya bir adım yakınlıkta olduğunun farkındaydılar. Ancak eksiklikler vardı. Almanya Çekoslavakya’yı işgal ederek Avrupa’nın en büyük uranyum madenine sahip oluyor ve istedikleri kadar uranyum ellerine geçiyor , ancak atomu parçalamak için gereken tepkime yavaşlatıcı madde ellerinde yoktu. İşte bu madde ise “Ağır Su”dur.

Dünyada ise bilinen tek ağır su santrali Norveç’te bulunan Vemork Ağır Su Tesisleri’dir. Bu durum Norveç için kaçınılmaz son oluyordu. Adolf Hitler için ise Norveç’i işgal etmek için 4 güzel sebep vardı;
1- Ağır Su
2- Norveç kıyılarına İngiltere ve Amerika’nın asker çıkarmasını engellemek
3- Norveç kıyıları üzerinden İngiltere’ye yapılacak saldırlar
4- Tarafsız Norveç’i işgal ederek savaşa sokmak

9 Nisan 1940’ta Weserünbung Harekatı ile Almanya Norveç’e askeri saldırılara başladı ve 10 Haziran’da Norveç Almanya’nın işgali altına tamamen girdi. Norveç’te tarihin en ünlü ve en iyi askeri birliğini görüyoruz. Lutwaffe’ye bağlı Fallschirmjager birlikleri yani Alman Paraşütçü Birliği.

  Bu birlik, Norveç işgal sırasında Alman Paraşütçü Birliği ile mücadele etmek için Winston Churchill’in gönderdiği paraşütçü birliklerini bozguna uğratmıştır.
Almanya’nın Norveç’te yaptığı en büyük hata ileride 2. Dünya Savaşı’nın seyrini değiştirecek bir hatadır. Bu hata Almanya’nın Norveç Kralı Haakon ve Norveç Prensi Olav’ı elinden kaçırmasıdır. Kral ve Prens Alman işgalini reddederek İngiltere’ye kaçmıştır ve ileride Almanya’nın başına bela olacak Norveç direnişini başlatacaktır. Norveç’e baktığımız zaman direniş yapacakları bir gücü yoktu bunun sebebi Norveç’in savaşta tarafsız olması ve savaşın Norveç’e sıçrayacaklarına ihtimal vermemesiydi. Alman birliklerinin Norveç’te kurduğu despot yönetim, direnişi de imkansız hale getiriyordu. Bunun farkında olan Winston Churchill Norveç’te bulunan gönüllü direnişçileri İngiltere’ye kaçırarak burada direniş birlikleri kurmak istiyordu.

  Winston Churchill’in bu yaptığı harekette müthiş bir zeka örneğini görüyoruz çünkü Winston Churchill savaşın ileride daha korkunç bir hal alacağını tahmin ederek Kraliyet Ordusunu Norveç’te yıpratmak yerine Norveçlilerden kurulu bir ordu hazırlamayı planlıyordu ve başarılı da oluyordu. Başarılı olmasının nedenlerinden biri Norveç Kralı ve Prens’ininde bu direniş için ordunun başında yer alması. Winston Churchill önderliğinde başlayan Norveç direnişinde Churchill’in asıl amacı Vemork Ağır Su tesislerinin Almanya’nın elinden almaktı çünkü asıl amacı bir sabah Londra’nın göbeğinde patlayacak bir atom bombasını önlemekti.
İngiltere her zaman başarılı olduğu alanda direnişi başlatıyor.

İstihbarat

Yetiştirilen istihbaratçılar Vemork Ağır Su Tesislerine sızıp İngiltere’ye haber verecekti. Ancak göz ardı edilen bir durum vardı istihbaratı ne kadar güçlü kuvvetli olursa olsun Vemork Ağır Su Tesisleri doğal korunaklı ve güçlendirilmiş 7 kat çelikle inşa edilmiş bir binadır. Olası bir bombalama yapılması söz konusu değildir, bombalama yapılsa da ağır su yer altında üretildiği için depolara zarar veremezdi.
Winston Churchill gönüllü isteyerek ilk istihbaratçısını Norveç’e göndermenin hazırlığını yapmaktaydı. İlk gönüllü Odd Starheim’dır.

Bundan önce ise Norveç direnişine destek veren Vemork Ağır Su Tesisinde çalışan iki adamı vardır. Axel Aubert ve Einar Skinnerland.

                     

Axel Aubert’ten alabildikleri istihbarata göre ayda 11 litre Ağır su üretebiliyorlardı ancak Almanya ayda 100 litre Ağır Su üretmesini istiyordu. Bu da savaşı ve direnişi hızlandırmayı mecburi hale getiriyordu. Odd Starheim Norveç’e gemi ile giderek istihbarat verme  hazırlıklarına başlayacaktı. Almanya ise bunu önceden düşünmüş ve kendilerini geliştirerek Gestepo ekiplerini ortaya çıkarmıştı. Gestepolar Norveç sokaklarında devriye gezmeye başlamıştı. Gestepolar hedefi frekansları tespit edip istihbaratçıları yakalamaktır.

Odd Starheim’ın verdiği istihbaratlar sonucunda Almanların her geçen gün Atom bombasına daha da yaklaştığı gözüküyordu. Starheim, Skinnerland’tan aldığı istihbaratlar doğrultusunda ağır su üretimini Alman bilim adamları tarafından hızlandırılmaya başladığı öğrenildi.

 

Bilimsel Gelişmeler

Avrupa da fizik alanında gelişmelerin devam etmesi Nükleer yarışın hız kazanmasını etkiliyor. Füzyon ve Fisyon teorilerinin gelişmesi Avrupa da ki nükleer yarışı daha da korkunç hale getiriyordu. Avrupa’da bu alanda çalışan bilim adamları, Werner Heisenberg, Neils Bbohr, Fritz Strassmann, Otto Hanh, Otto Frisch ve Rudolf Pierls. Otto Frisch ve Rudolf Pierls’in buldukları hem heyecan verici hem de korkutucuydu. Firsch ve Piersls Momerandumu uranyumu nötron bombardımanı ile parçaladıklarını gözlemliyordu böylece portakal büyüklüğünde bir bomba şehirleri yok edebilecek şekilde enerji açığa çıkarıyordu. Bu Winston Churcill’in savaş kabinesinin ivedilikle harekete geçmesine neden oldu bu hareket neydi? Bir Sabotaj mı uygulanacaktı yoksa tesisler mi bombalanacaktı?

Franklin Roosvelt’in destekleriye konseyden sabotaj kararı çıktı bombardıman yapılsa bile doğal korunaklı Vemork Tesislerinde hedefe ulaşılamazdı. Bu karar üzerine Winston Churchill Vemork Su Tesislerinin aynısını İngiltere de inşa ederek operasyon için gereken ilk adımı attı. Amacı sabotaj ekibinin Vemork’a girdiklerinde sanki oraya defalarca girmiş gibi davranmalarıydı. Operasyon için çalışmaların başlaması Almanya’yı tedirgin edecek bir durum gibi gözükse de Alman askerlerinin olağanüstü eğitimleri bunu bastırabilirdi. Aynı zamanda sabotaj esnasında İngiliz Hava Kuvvetlerinin destekleri de olacaktı.

18 Ekim 1942 yılında operasyonun ilk adımı başladı. Norveç’in karlı dağlarına bırakılan askerler öncelikle yaşam mücadelesi ile uğraşmak zorunda kaldılar çünkü yoğun kar yağışı ilerlemelerine engel oluyordu. Hava Kuvvetlerinin desteklerinin de işe yaramayacağı biliniyordu ki buna gerek kalmadan Almanlar tarafından uçaklar düşürüldü ve Norveç Sabotaj ekibi karla kaplı fırtınalı dağlarda yaşam mücadelesinin peşine düşmüşlerdi. Sabotajcılar canları ile uğraşırken tesislerin konumundan ve doğal korunaklarından dolayı önlem almayan Almanlar sadece üretime yoğunlaşmışlardı. Sabotajcılar zor şartlarda da olsa tesise girmeyi başardı ve yer altında ki ağır su tanklarına bağladıkları bombaları patlatarak tesise büyük zarar verdi. Adolf Hitler’in ihtimal vermediği olay gerçekleşmişti ancak gelişmiş Alman teknolojisi de bunun üstesinden gelmeyi başarmıştı. Birkaç ay içerisinde tekrar tesisi aktif bir biçimde çalışmasını sağladılar.

Bunun üzerine Winston Churchill işi riske atmadan direk aleni bir şekilde saldırı düzenlemeyi planladı ve 176 uçakla hava saldırısında bulundu. Doğal korunaklı bu tesise büyük zararlar verdi. Almanlar artık tesisin tamamen deşifre olduğu kanaatine varmışlardı. Aynı zamanda çok fazla hasar gören tesis artık kullanılamazdı. Bu sebeple ağır su tanklarını sökerek, projenin başarısı için, depoyu doğrudan Almanya’ya nakletmeye karar verdiler. Transfer Tinnsjo Gölü’ne kadar trenle yapılacak oradan sonra ağır su tankları sivil bir gemiye yüklenerek yola devam edecekti

  İngilizler ağır suyu denize gömmek istiyorsa, gemideki bütün sivillerin ölümünü de göze almak zorundaydılar. Gemiyi batırma görevi Knut Haukelid adlı başarılı bir askere verildi. Planı öğrenen Norveçli görevliler, masum insanların öldürülmesini istemiyordu. Fakat İngiltere her şeyi göze almıştı ve planı uygulamak konusundaki kararı kesindi. Almanlar, İngiltere’nin sivillerin ölümünü göze almayacağını düşünmüştü. Bu sebeple gemide hiçbir güvenlik önlemi almamışlardı. Komandolar kolaylıkla gemiye girerek bombayı yerleştirdiler. Ertesi gün gemi limandan hareket ettikten 45 dakika sonra infilak ederek içerisindeki ağır suyla beraber birçok masum insan da Tinnsjo Gölü’nün derinliklerini boyladı. Almanların ağır su ile yapacakları atom bombası, Adolf Hitler’in gizemli konuşmalarındaki özel silahı, ortadan kaybolmuştu. Bu gelişmeleri toplayan ve geliştiren Amerika ilerleyen yıllarda Japonya üzerinde bu bombayı kullanacaktı.

 

Sonuç olarak baktığımızda günümüzde de en çok yatırım yapılan alan olan nükleer silah endüstrisinin temelleri Adolf Hitler’in Almanyası ile atılmıştı. Bu amaç uğurunda yapılan yeniliklerde günümüz savaş kavramlarını fazlasıyla etkilemiştir. Konvansiyonel savaş taktiklerinin değişmesi, istihbaratların bu raddeye gelmesi, gayr-i nizami harp düzenlerinin ortalarına çıkmaya da neden olmuştur. Yazımda da anlatmaya çalıştığım gibi eğer Adolf Hitler atom bombasını bulmuş olsaydı dünya tamamen farklı bir yer haline gelirdi. Bu yüzden yazının başında bahsettiğim gibi savaşın kırılma anı bu olmuştur ve her şey farklı şekillenmiştir.

Yorum Yap. Sesini Herkese Duyur!